💓 Temel Tıp Bilimleri

TUS Fizyoloji Soruları ve Açıklamalı Çözümleri

Soru bankamızda 779 Fizyoloji sorusu var; hepsini ücretsiz çözebilirsin.

Fizyoloji, vücudun normal işleyişini mekanizmalarıyla sorgular ve farmakoloji ile dahiliye sorularının mantığını kurar. TUS'ta grafik yorumlama, basınç-hacim ilişkileri, asit-baz ve renal klirens hesapları sıkça karşımıza çıkar.

Örnek sorular hücre ve membran fizyolojisi, kardiyovasküler, solunum, böbrek, gastrointestinal, endokrin ve nörofizyoloji başlıklarından seçildi.

Fizyoloji — TUS'ta sık sorulan konular

  • Membran potansiyelleri ve iyon kanalları
  • Kas fizyolojisi
  • Kardiyovasküler fizyoloji ve kardiyak döngü
  • Solunum mekaniği ve gaz değişimi
  • Böbrek fizyolojisi, asit-baz dengesi
  • Gastrointestinal fizyoloji
  • Endokrin fizyoloji
  • Nörofizyoloji ve duyu sistemleri

Açıklamalı örnek Fizyoloji soruları

Önce soruyu kendin çöz, sonra "Cevabı ve açıklamayı göster"e tıkla. Sorular ÖSYM formatında, 5 şıklı ve tek doğru cevaplıdır.

  1. Soru 1Kolay

    Nöronal aksiyon potansiyelinde repolarizasyon fazından sorumlu iyon hareketi aşağıdakilerden hangisidir?

    • A)Na+ içeri akımı
    • B)K+ dışarı akımı
    • C)Cl- içeri akımı
    • D)Ca²+ içeri akımı
    • E)Mg²+ dışarı akımı
    Cevabı ve açıklamayı göster

    Doğru cevap: B) K+ dışarı akımı

    Aksiyon potansiyelinde: depolarizasyon → voltaj-bağımlı Na+ kanalları açılır, Na+ içeri girer; repolarizasyon → Na+ kanalları inaktive olur ve voltaj-bağımlı K+ kanalları açılır, K+ dışarı çıkar. Hiperpolarizasyon (afterhyperpolarization) gecikmiş K+ açıklığı nedeniyle olur. Refrakter periyod Na+ kanal inaktivasyonu ile ilişkilidir.

  2. Soru 2Kolay

    Sinir fizyolojisinde aksiyon potansiyelinin iletimi incelenmektedir. Miyelinli sinir liflerinde iletinin hızlı olmasının mekanizması ile ilgili aşağıdakilerden hangisi DOĞRUDUR?

    • A)Miyelin akson boyunca kesintisiz bir kılıf oluşturur ve voltaj kapılı Na+ kanalları tüm akson yüzeyine eşit dağılmıştır
    • B)Voltaj kapılı Na+ kanalları Ranvier boğumlarında yoğunlaşmıştır; yalıtkan miyelin sayesinde akım boğumdan boğuma elektrotonik olarak sıçrar (saltatorik ileti), bu da iletiyi hem hızlandırır hem enerji tasarrufu sağlar
    • C)Saltatorik iletide aksiyon potansiyeli miyelinli internodal bölgelerde yeniden üretilir, boğumlarda ise yalnızca pasif yayılır
    • D)Miyelin zarın elektriksel direncini azaltıp kapasitansını artırarak iletiyi hızlandırır
    • E)Lif çapı arttıkça iç direnç yükseldiği için iletim hızı azalır; bu yüzden ince lifler en hızlı iletir
    Cevabı ve açıklamayı göster

    Doğru cevap: B) Voltaj kapılı Na+ kanalları Ranvier boğumlarında yoğunlaşmıştır; yalıtkan miyelin sayesinde akım boğumdan boğuma elektrotonik olarak sıçrar (saltatorik ileti), bu da iletiyi hem hızlandırır hem enerji tasarrufu sağlar

    AKSİYON POTANSİYELİ İLETİSİ — miyelinli liflerde miyelinsizlere göre çok daha hızlıdır. MİYELİN, Schwann hücreleri (periferde) veya oligodendrositler (SSS'de) tarafından aksonu saran yağdan zengin, yalıtkan bir kılıftır. Miyelin akson boyunca süreklidir ama düzenli aralıklarla kesintiye uğrar: bu açık noktalara RANVİER BOĞUMLARI denir. Voltaj kapılı Na+ kanalları YOĞUN olarak BOĞUMLARDA kümelenmiştir; miyelinle kaplı internodal bölgede hemen hiç yoktur. Miyelin bir yalıtkan olduğu için zarın direncini artırır ve kapasitansını azaltır → boğumda oluşan akım, zardan kaçmadan bir sonraki boğuma kadar elektrotonik (pasif) olarak hızla yayılır ve aksiyon potansiyeli adeta boğumdan boğuma 'atlar'. Buna SIÇRAYICI (SALTATORİK) İLETİ denir. Böylece her noktada aksiyon potansiyelini yeniden üretmek yerine yalnızca boğumlarda üretilir → hız büyük ölçüde artar, aynı zamanda iyon hareketi azaldığı için enerji (Na+/K+ ATPaz yükü) tasarrufu sağlanır. İletim hızı ayrıca lif ÇAPI ile de artar (kalın lif = düşük iç direnç = hızlı). KLİNİK: 1) MULTİPL SKLEROZ — SSS miyelininin otoimmün hasarı → iletim yavaşlar/bloke olur, nörolojik defisitler. 2) GUİLLAİN-BARRÉ — periferik demiyelinizasyon → kas güçsüzlüğü, paralizi. 3) Lokal anestezikler voltaj kapılı Na+ kanallarını bloke ederek iletiyi durdurur. (Guyton Sinir İletisi, Ganong).

  3. Soru 3Kolay

    Sinir hücresinde istirahat membran potansiyelinin (~-70 mV) korunmasında en önemli iyon ve mekanizma aşağıdakilerden hangisidir?

    • A)Na+ geçirgenliği en yüksektir; potansiyel sodyum dengesine yakındır
    • B)Cl- difüzyonu baskındır ve dinlenim potansiyelini tek başına belirler
    • C)K+ geçirgenliği en yüksektir; Na/K ATPaz elektrojenik katkı verir
    • D)Voltaj kapılı Ca++ kanalları dinlenimde sürekli açık tutulmaktadır
    • E)Pasif Donnan dengesi tek başına potansiyeli kurmaya yeterlidir
    Cevabı ve açıklamayı göster

    Doğru cevap: C) K+ geçirgenliği en yüksektir; Na/K ATPaz elektrojenik katkı verir

    İSTİRAHAT MEMBRAN POTANSİYELİ (RMP): Nöron için ~-70 mV, kalp ventrikül kası için ~-90 mV, düz kas için ~-50 mV. Ana belirleyici: K+ iyonunun MEMBRAN PERMEABİLİTESİ İSTİRAHATTE EN YÜKSEK (sızdıran K+ kanalları — leak / 2-pore domain K+ channels) + Na+/K+ ATPaz (3 Na+ dışa, 2 K+ içe; elektrojenik, ~%10 katkı). GOLDMAN-HODGKIN-KATZ denklemi ile Vm hesaplanır — her iyonun konsantrasyonu+permeabilitesi ile ağırlıklandırılır. NERNST POTANSIYELLERI (37°C): E_K = -90 mV, E_Na = +60 mV, E_Cl = -75 mV, E_Ca = +120 mV. RMP, K+ denge potansiyeline (-90) en YAKIN çünkü permeabilite K+ için en yüksek. AKSİYON POTANSİYELİ — eşik (-55 mV) aşılınca voltaj-bağımlı Na+ kanalı (Nav1.x, hızlı) açılır → depolarizasyon (+30 mV); sonra Na+ kanalı inaktive + voltaj-bağımlı K+ kanalı açılır → repolarizasyon. Hiperpolarize sonrası (afterhyperpolarization) yavaş K+ kanalı kapanışıyla geçer. KARDIAK AP (faz 0 hızlı Na, faz 1 transient K, faz 2 plato Ca, faz 3 K rektifiye, faz 4 dinlenme). Lokal anestezikler (lidokain, bupivakain) — voltaj-bağımlı Na+ kanalı bloke (kullanım-bağımlı, hızlı ateşlenen ağrı liflerini tercih). KLİNİK: HİPERKALEMİ (K+>5.5) → EKG sivri T, QRS geniş, sinüs duraksaması; tedavi Ca-glukonat (membran stabilize), insülin+glukoz/β2 agonist (intra), Kayexalat/diyaliz (vücuttan at). HİPOKALEMİ → U dalgası, QT uzar, aritmi, kas zayıflık. (Boron, Guyton).

  4. Soru 4Kolay

    Kan fizyolojisinde eritrosit yapımı incelenmektedir. Eritropoezin düzenlenmesinde eritropoietin (EPO) ve gerekli yapı taşları ile ilgili aşağıdakilerden hangisi DOĞRUDUR?

    • A)Eritropoietin esas olarak karaciğerden oksijen yükseldiğinde salınır ve eritrosit yapımını azaltır
    • B)Doku oksijenlenmesi düşünce böbrekten salınan eritropoietin kemik iliğinde eritrosit yapımını uyarır; yapım için demir (hemoglobin) ile DNA sentezi için B12 ve folat gereklidir, B12 emilimi ise intrinsik faktöre bağlıdır
    • C)Eritrosit yapımı için demir, B12 ve folata gerek yoktur; bunların eksikliği anemiye yol açmaz
    • D)Eritropoietin kemik iliğinde değil dalakta eritrosit yıkımını hızlandırarak anemi oluşturur
    • E)B12 vitamini emilimi mideye veya intrinsik faktöre bağlı değildir; eksikliği mikrositer anemi yapar
    Cevabı ve açıklamayı göster

    Doğru cevap: B) Doku oksijenlenmesi düşünce böbrekten salınan eritropoietin kemik iliğinde eritrosit yapımını uyarır; yapım için demir (hemoglobin) ile DNA sentezi için B12 ve folat gereklidir, B12 emilimi ise intrinsik faktöre bağlıdır

    ERİTROPOEZ — kemik iliğinde kırmızı kan hücresi (eritrosit) yapımıdır; temel düzenleyicisi ERİTROPOİETİN (EPO) hormonudur. EPO esas olarak BÖBREK (peritübüler interstisyel hücreler) tarafından, DOKU OKSİJENLENMESİ DÜŞTÜĞÜNDE (hipoksi) salınır; uyaran HIF (hipoksi ile uyarılan faktör) yolağıyla algılanır. EPO kemik iliğinde eritroid öncül hücreleri uyarıp olgunlaşma ve sayıyı artırır → kan O2 taşıma kapasitesi yükselir (negatif geri besleme: O2 düzelince EPO azalır). Eritrosit yapımı için GEREKLİ MADDELER: 1) DEMİR — hemoglobindeki hemin merkezindeki O2 bağlayan ögedir; eksikliği MİKROSİTER hipokrom anemi yapar. 2) B12 VİTAMİNİ ve FOLAT (folik asit) — DNA sentezi için gereklidir; eksikliklerinde çekirdek olgunlaşması bozulur, MEGALOBLASTİK (makrositer) anemi olur. B12 emilimi için midedeki paryetal hücrelerin yaptığı İNTRİNSİK FAKTÖR şarttır (ileumda emilim). Olgun memeli eritrositi çekirdeksizdir, biküt biçimlidir, ~120 gün yaşar, dalakta yıkılır. KLİNİK: 1) KRONİK BÖBREK HASTALIĞI — EPO üretimi azalır → anemi; rekombinant EPO ile tedavi. 2) Yükseklikte/kronik hipoksemide (KOAH, siyanotik kalp hastalığı) EPO artışı → sekonder polisitemi. 3) Pernisiyöz anemi — intrinsik faktör eksikliği → B12 emilemez → megaloblastik anemi + nörolojik bulgular. 4) Demir eksikliği en sık anemi nedeni. (Guyton Eritrosit ve EPO, Ganong).

  5. Soru 5Orta

    Pankreasın endokrin fonksiyonu incelenirken, kan glukozu yükseldiğinde beta hücrelerinden insülin salınımının hücresel mekanizması ve insülinin hedef dokulardaki etkisi sorgulanmaktadır. Aşağıdakilerden hangisi DOĞRUDUR?

    • A)Glukoz beta hücresine GLUT4 ile girer ve ATP'ye duyarlı K+ kanalını açarak membranı hiperpolarize eder; bu hiperpolarizasyon Ca++ girişini artırıp insülin salınımını tetikler
    • B)Glukoz beta hücresine GLUT2 ile girer, artan ATP KATP kanalını kapatır, depolarizasyonla açılan Ca++ kanalları insülin ekzositozunu tetikler; insülin kas ve yağda GLUT4'ü zara taşır
    • C)İnsülin reseptörü G proteinine bağlı yedi transmembranlı bir reseptördür; etkilerini cAMP artışı ve protein kinaz A aktivasyonu ile gösterir, tirozin kinaz aktivitesi taşımaz
    • D)İnsülin karaciğerde glukoneogenezi, yağ dokusunda lipolizi ve kasta glikojenolizi artırarak kan glukozunu yükseltir; bu nedenle açlıkta plazma düzeyi belirgin biçimde artar
    • E)Beyin ve eritrositler glukoz alımı için insüline ve GLUT4'e bağımlıdır; insülin yokluğunda bu dokular glukoz alamadığı için enerjiyi keton cisimlerinden karşılamak zorunda kalır
    Cevabı ve açıklamayı göster

    Doğru cevap: B) Glukoz beta hücresine GLUT2 ile girer, artan ATP KATP kanalını kapatır, depolarizasyonla açılan Ca++ kanalları insülin ekzositozunu tetikler; insülin kas ve yağda GLUT4'ü zara taşır

    İNSÜLİN SALINIMI — pankreas Langerhans adacıkları BETA hücrelerinden; UYARAN glukoz yükselmesidir. HÜCRESEL MEKANİZMA (glukozun uyardığı insülin salınımı): 1) Glukoz beta hücresine GLUT2 (insülinden bağımsız taşıyıcı) ile girer → glukokinaz ile fosforillenir (glukoz sensörü, hız kısıtlayıcı). 2) Glikoliz+oksidatif metabolizma → ATP/ADP oranı ARTAR. 3) Artan ATP, ATP'ye DUYARLI K+ KANALINI (KATP) KAPATIR → K+ çıkışı azalır → membran DEPOLARİZE olur. 4) Depolarizasyon voltaj kapılı Ca++ KANALLARINI açar → hücre içi Ca++↑ → insülin granüllerinin EKZOSİTOZU. İnsülin BİFAZİK salınır (önce depolanmış granüller, sonra yeni sentez). C-PEPTİD insülinle eşmolar salınır → endojen insülin üretiminin göstergesi (eksojen insülinde C-peptid yok). DİĞER UYARANLAR: aminoasitler, GLP-1/GIP (inkretinler — oral glukoz IV'den daha çok insülin saldırır, 'inkretin etkisi'), parasempatik (vagal), beta-2. İNHİBE: sempatik alfa-2, somatostatin. İNSÜLİN ETKİLERİ (anabolik, kan glukozunu DÜŞÜRÜR): reseptörü TİROZİN KİNAZ aktivitesi olan bir reseptördür (otofosforilasyon → IRS → PI3K/Akt yolu). 1) KAS ve YAĞ dokusunda GLUT4'ü hücre membranına taşır → glukoz alımını artırır (kas+yağ insüline BAĞIMLI; beyin, karaciğer, RBC, böbrek GLUT4 kullanmaz — insülinden bağımsız glukoz alır). 2) Karaciğerde glikojen sentezi↑, glukoneogenez↓, glikojenoliz↓. 3) Yağ dokusunda lipogenez↑, lipoliz↓ (hormona duyarlı lipaz inhibe). 4) Protein sentezi↑. 5) K+'yi hücre içine sokar (hiperkalemi tedavisinde insülin+glukoz). GLUKAGON (alfa hücreleri) zıt etkili — glukoz düşünce salınır, glikojenoliz+glukoneogenez↑. KLİNİK: 1) TİP 1 DM — otoimmün beta hücre yıkımı → mutlak insülin eksikliği → DKA eğilimi; insülin şart. 2) TİP 2 DM — insülin DİRENCİ + göreceli yetmezlik; başlangıçta hiperinsülinemi. 3) SÜLFONİLÜRELER — KATP kanalını kapatır → insülin salınımını uyarır (glukozdan bağımsız → hipoglisemi riski). 4) DİAZOKSİT — KATP açar → insülin salınımını baskılar (insülinoma/hiperinsülinemik hipoglisemi). 5) GLP-1 AGONİSTLERİ / DPP-4 İNH — inkretin yolu. 6) İNSÜLİNOMA — açlık hipoglisemisi+yüksek insülin+yüksek C-peptid (eksojen insülinde C-peptid düşük → ayrım). (Boron Endo, Guyton Endo).

  6. Soru 6Orta

    Henle kulpunun çıkan kalın kolu (TAL) için aşağıdaki ifadelerden hangisi DOĞRUDUR?

    • A)Suya yüksek geçirgendir, ADH ile düzenlenir
    • B)NKCC2 ile NaCl reabsorbe eder, suya geçirimsizdir; tübül sıvısı hiposmotikleşir
    • C)Ana görevi K+ sekresyonudur (aldosteron etkili)
    • D)Tiyazid grubu diüretiklerin etki yeridir
    • E)Glukoz reabsorpsiyonunun ana yeridir
    Cevabı ve açıklamayı göster

    Doğru cevap: B) NKCC2 ile NaCl reabsorbe eder, suya geçirimsizdir; tübül sıvısı hiposmotikleşir

    Çıkan kalın kol (TAL) suya GEÇİRGEN DEĞİLDİR (aquaporin yoktur) ama Na+, K+, 2Cl- ko-transporter (NKCC2) ile aktif iyon reabsorpsiyonu yapar. Bu sayede tübül lümeni HİPOSMOTİK hale gelir ('dilüsyon segmenti'); medüller interstisyum ise hiperosmotik kalır (countercurrent multiplier'in temeli). Furosemid NKCC2'yi inhibe eder. İnen ince kol suya geçirgen, NaCl'ye geçirgen değildir; çıkan ince kol NaCl'ye pasif geçirgen, suya geçirgen değildir. Süzülen Na+'nın ~%25'i TAL'da reabsorbe olur. Referans: Guyton ch.28; Boron ch.34.

  7. Soru 7Orta

    Renal fizyolojide hacim-osmolarite dengesi incelenmektedir. Antidiüretik hormon (ADH/vazopresin) salınımının düzenlenmesi ve etkisi ile ilgili aşağıdakilerden hangisi DOĞRUDUR?

    • A)ADH plazma osmolaritesi düştüğünde salınır; toplayıcı kanalda su atılımını artırarak belirgin biçimde dilüe bir idrar oluşmasını sağlar
    • B)Plazma osmolaritesinin artması ADH salınımını uyarır; ADH toplayıcı kanalda V2 reseptörü üzerinden aquaporin-2'yi yerleştirip suyu geri emdirir
    • C)ADH ön hipofizden salgılanan bir peptit hormondur; böbrekte su geri emilimini azaltarak poliüri ve plazma osmolaritesinde düşme yapar
    • D)Uygunsuz ADH sendromunda hormonun eksikliği nedeniyle bol dilüe idrar çıkarılır ve plazmada belirgin hipernatremi tablosu gelişir
    • E)ADH salınımı yalnızca kan hacmindeki değişime yanıt verir; hipotalamik osmoreseptörler plazma osmolaritesindeki artışı hiç algılamaz
    Cevabı ve açıklamayı göster

    Doğru cevap: B) Plazma osmolaritesinin artması ADH salınımını uyarır; ADH toplayıcı kanalda V2 reseptörü üzerinden aquaporin-2'yi yerleştirip suyu geri emdirir

    ANTİDİÜRETİK HORMON (ADH / vazopresin) — vücut su dengesini ve plazma OSMOLARİTESİNİ düzenleyen, hipotalamusta (supraoptik/paraventriküler) üretilip ARKA hipofizden salınan hormondur. SALINIM UYARANLARI: 1) Plazma OSMOLARİTESİNİN ARTMASI — en duyarlı uyaran; hipotalamik osmoreseptörler küçük bir artışı bile algılar, ADH salınır ve susama uyarılır. 2) Belirgin KAN HACMİ/BASINÇ DÜŞÜŞÜ — sol atriyum ve baroreseptörler aracılığıyla; osmolariteden daha büyük değişim gerektirir ama güçlü uyaran (ör. kanama). ETKİ: ADH böbrekte TOPLAYICI KANAL hücrelerinde V2 reseptörüne bağlanır → AQUAPORİN-2 su kanalları apikal membrana yerleştirilir → su, medüller osmotik gradyentin etkisiyle geri emilir → KONSANTRE (az miktarda) idrar oluşur, su tutulur. ADH yüksekken idrar konsantre/az, düşükken dilüe/bol olur. ADH yüksek derişimde V1 reseptörü üzerinden damar düz kasını kasıp kan basıncını da destekler. KLİNİK: 1) DİABETES İNSİPİDUS — santral (ADH üretimi/salınımı yok) veya nefrojenik (böbrek ADH'ye yanıtsız); bol dilüe idrar (poliüri), aşırı susama; santral tipte desmopressin tedavi. 2) UYGUNSUZ ADH SALINIMI (SIADH) — aşırı ADH; su tutulur, dilüsyonel HİPONATREMİ; tümör, ilaç, akciğer/SSS hastalığı. (Guyton ADH ve Osmolarite, Ganong).

  8. Soru 8Orta

    İnsanda ısı kaybının en az olduğu çevresel sıcaklık aralığında, vücut ısısının korunmasında BİRİNCİ savunma yanıtı aşağıdakilerden hangisidir?

    • A)Titreme (shivering)
    • B)Periferik vazokonstrüksiyon (deri damarları kasılır)
    • C)Tiroid hormonu artışı (uzun vadeli)
    • D)Terleme refleksinin kapanması
    • E)Pilo-erektion (tüy ürpermesi)
    Cevabı ve açıklamayı göster

    Doğru cevap: B) Periferik vazokonstrüksiyon (deri damarları kasılır)

    TERMOREGULASYON — hipotalamus (preoptik anterior + posterior) merkez. SET POINT: 37°C. SOĞUKTA YANIT BASAMAKLARI (ısı korunma): (1) DAVRANIŞSAL — giyinme, sıcağa kaçınma, faaliyet ↓ (en hızlı, en etkin). (2) PERIFERIK VAZOKONSTRIKSIYON — deri damarları kasılır, kan iç organlardan dış yüzeye gitmez → ısı kaybı ↓. SEMPATİK α1 mediated. ANA FİZYOLOJİK YANIT — soğuk tetikten ÖNCE devreye girer (pre-shivering). (3) PILOERECTION — kıllar dikilir (insanda etkin değil, evolüsyonel kalıntı 'tüy ürpermesi'). (4) Titreyemeyen TERMOJENEZ — kahverengi yağ dokusu UCP1 ile (yenidoğanda baskın); yetişkinde ihmal edilebilir. (5) TİTREMEN TERMOJENEZ — iskelet kası ritmik kasılma, 5-6 kat metabolik artış. (6) Kronik soğuk: TIROID HORMONU + KATEKOLAMİN ↑ — bazal metabolizma ↑. SICAKTA YANIT: (1) Davranışsal — gölgeye geçme. (2) PERIFERIK VAZODILATASYON — deri kan akımı ↑, ısı transferi ↑. (3) TERLEME — buharlaşma ile ısı kaybı, sempatik kolinerjik (atypical). DEHİDRATASYON + elektrolit kaybı. ATEŞ vs HİPERTERMİ: ATEŞ — set point yükselir (sitokin IL-1, IL-6, TNFa → PGE2 → hipotalamus); vücut yeni hedef için titrer/vazokonstrikt. Antipiretik (parasetamol, NSAID) PG sentezi inhibe → set point normalize. HİPERTERMİ — set point normal ama ısı kaybedemez (sıcak çevre, hipotermi şampiyon, malign hipertermi anesteziyle); antipiretik etkisiz; aktif soğutma + fizik tedavi. Soruda 'birinci savunma' = vazokonstrüksiyon (titreme önce gelen).

  9. Soru 9Orta

    Nörofizyolojide sinaptik iletim incelenmektedir. Kimyasal sinapsta nörotransmiter salınımı ve postsinaptik potansiyellerin entegrasyonu ile ilgili aşağıdakilerden hangisi DOĞRUDUR?

    • A)Nörotransmiter salınımı için presinaptik uca Ca++ girişi gerekmez; membran depolarizasyonu tek başına vezikül füzyonunu ve ekzositozu tetikler
    • B)Presinaptik depolarizasyon voltaj kapılı Ca++ kanallarını açar, giren Ca++ vezikül ekzositozunu tetikler ve oluşan EPSP ile IPSP'ler akson tepeciğinde toplanarak entegre edilir
    • C)İnhibitör postsinaptik potansiyel membranı depolarize ederek eşiğe yaklaştırır ve nöronun aksiyon potansiyeli üretmesini belirgin biçimde kolaylaştırır
    • D)Aksiyon potansiyeli en kolay dendritlerde başlar; çünkü voltaj kapılı Na+ kanallarının yoğunluğu akson tepeciğinden çok dendritik dikenlerde yüksektir
    • E)Tek bir uyarıcı sinapstan gelen bir EPSP her zaman tek başına eşiği aşacak büyüklüktedir; zamansal ya da uzaysal toplamaya gerek duyulmaz
    Cevabı ve açıklamayı göster

    Doğru cevap: B) Presinaptik depolarizasyon voltaj kapılı Ca++ kanallarını açar, giren Ca++ vezikül ekzositozunu tetikler ve oluşan EPSP ile IPSP'ler akson tepeciğinde toplanarak entegre edilir

    KİMYASAL SİNAPS — nöronlar arası bilgi iletiminin başlıca yoludur; tek yönlüdür ve sinaptik gecikme içerir. SALINIM ADIMLARI: 1) Aksiyon potansiyeli presinaptik uca ulaşır → membranı DEPOLARİZE eder. 2) Depolarizasyon VOLTAJ KAPILI Ca++ KANALLARINI açar → uca Ca++ girer. 3) Ca++ artışı, nörotransmiter dolu VEZİKÜLLERİN presinaptik membranla füzyonunu (EKZOSİTOZ) tetikler → transmiter sinaptik aralığa salınır (kuantal salınım: vezikül vezikül). 4) Transmiter aralığı geçip POSTSİNAPTİK reseptörlere bağlanır. POSTSİNAPTİK POTANSİYELLER: a) UYARICI (EPSP) — örn. glutamat, postsinaptik katyon kanalını açar (Na+ girişi), membranı eşiğe doğru DEPOLARİZE eder. b) İNHİBİTÖR (IPSP) — örn. GABA, glisin, Cl- girişi veya K+ çıkışı ile HİPERPOLARİZE eder, ateşlemeyi zorlaştırır. ENTEGRASYON: tek bir EPSP çoğu zaman eşiğe ulaşmaya yetmez; nöron pek çok girdiyi TOPLAR: ZAMANSAL TOPLAMA (aynı sinapstan arka arkaya gelen EPSP'ler) ve UZAYSAL TOPLAMA (farklı sinapslardan eş zamanlı EPSP'ler). EPSP'lerin IPSP'lerle net toplamı AKSON TEPECİĞİNDE (en düşük eşik, en yüksek Na+ kanal yoğunluğu) eşiği aşarsa aksiyon potansiyeli doğar. Transmiter etkisi geri alım, enzimatik yıkım (örn. asetilkolinesteraz) veya difüzyonla sonlanır. KLİNİK: 1) MİYASTENİA GRAVİS — nikotinik reseptöre karşı antikor; asetilkolinesteraz inhibitörü (piridostigmin) ile tedavi. 2) BENZODİAZEPİNLER GABA-A etkisini artırıp IPSP'yi güçlendirir (anksiyolitik/antikonvülzan). 3) Botulinum toksini asetilkolin salınımını engeller; tetanoz toksini inhibitör (glisin) salınımını bloke eder. (Guyton Sinaptik İletim, Ganong).

  10. Soru 10Orta

    Eritropoezin düzenlenmesinde EPO (eritropoetin) kaynağı ve uyarıcı stimülüsü nedir?

    • A)Karaciğer hepatositleri ana kaynaktır; hipoksi uyarır
    • B)Böbrek peritübüler fibroblastları; hipoksi ile uyarılır
    • C)Kemik iliği stroma hücreleri kendisi üretir; otokrin
    • D)Adrenal medulla üretir; katekolaminlerle birlikte salınır
    • E)Pankreas adacık alfa hücresi üretir; açlıkla uyarılır
    Cevabı ve açıklamayı göster

    Doğru cevap: B) Böbrek peritübüler fibroblastları; hipoksi ile uyarılır

    EPO: %90 BÖBREK PERİTUBÜLER FİBROBLASTLARI (özellikle korteks-medulla sınırı); %10 karaciğer (fötal/erişkinde minor). Hipoksi → HIF-1α (hipoksi-induce edilebilen faktör) stabilizasyonu (normalde VHL ile yıkılır - VHL hastalığında polisitemi) → EPO transkripsiyon ↑ → kemik iliğinde eritrositopoetik öncüllerin proliferasyon ve diferansiyasyonu. Kronik böbrek yetmezliği: EPO yetersiz → anemi (rekombinant EPO tedavi). Yüksek irtifa, KOAH, sigara: hipoksiye sekonder polisitemi. EPO doping: sporcu, suiistimal.

  11. Soru 11Orta

    Yüksek irtifaya (3500 m) yeni çıkan bir dağcıda solunumsal ve böbrek yanıtları için DOĞRU ifade hangisidir?

    • A)Respiratuar asidoz + metabolik alkaloz
    • B)Respiratuar alkaloz; böbrekten HCO3⁻ atılımı + EPO artışı
    • C)Metabolik asidoz + respiratuar asidoz
    • D)PaO2 artar, solunum yavaşlar
    • E)EPO azalır, eritrosit düşer
    Cevabı ve açıklamayı göster

    Doğru cevap: B) Respiratuar alkaloz; böbrekten HCO3⁻ atılımı + EPO artışı

    Yüksek irtifada PO2 azalır → HİPOKSİ. Solunumsal yanıt: periferik kemoreseptörler (karotis cisimciği) hipoksiyi algılar → HİPERVENTİLASYON → PaCO2 düşer → RESPİRATUAR ALKALOZ. Böbrek kompansasyonu (2-3 gün içinde): HCO3⁻ atılımı artar (karbonik anhidraz) → pH normale yaklaşır. Uzun vadeli adaptasyon: EPO ↑ (böbrek peritubüler fibroblast - HIF-1α) → polisitemi; 2,3-BPG ↑ eritrositlerde (O₂-Hb eğrisi sağa kayar - doku O₂ verme iyileşir). ASETAZOLAMİD (karbonik anhidraz inhibitörü) profilaktik - bikarbonat atılımını artırır, adaptasyonu taklit eder, akut dağ hastalığı (AMS) önleme.

  12. Soru 12Orta

    Solunum kontrolünde merkezi kemoreseptörler ve periferik kemoreseptörlerin uyarıldığı stimulus farkı için aşağıdakilerden hangisi DOĞRUDUR?

    • A)Merkezi kemoreseptörler hipoksiye, periferik kemoreseptörler hiperkapniye duyarlıdır
    • B)Merkezi kemoreseptörler BOS pH (CO2 aracılığıyla), periferik kemoreseptörler hipoksi/hiperkapni/asidoza duyarlıdır
    • C)Her iki tip de yalnız hipoksiye duyarlıdır
    • D)Periferik kemoreseptörler sadece pH değişimine duyarlıdır
    • E)Merkezi kemoreseptörler doğrudan H+ iyonlarını ölçer
    Cevabı ve açıklamayı göster

    Doğru cevap: B) Merkezi kemoreseptörler BOS pH (CO2 aracılığıyla), periferik kemoreseptörler hipoksi/hiperkapni/asidoza duyarlıdır

    Merkezi kemoreseptörler medulla oblongata ventral yüzeyinde yer alır; KAN-BEYİN BARİYERİNİ GEÇEN CO2 (pCO2 artışı), BOS'a difüze olur, karbonik anhidraz ile H+ üretir → düşük BOS pH'ı solunumu uyarır. H+ kan-beyin bariyerini geçemez, sadece CO2 geçer. Periferik kemoreseptörler (karotis ve aort cisimcikleri, glomus hücreleri) HEM düşük pO2 (PaO2 < 60 mmHg, hipoksemi), HEM yüksek pCO2, HEM düşük pH'a duyarlıdır. Karotis cisimciği glossofaringeus (IX) ile, aort cisimcikleri vagus (X) ile beyne afferent gönderir. Yüksek rakım veya KOAH (kronik CO2 retansiyonu) hipoksiye bağlı periferik dürtü baskın hale gelir.

  13. Soru 13Zor

    Böbrek 'jukstaglomerüler aparat' (JGA) hangi 3 hücre + 1 fonksiyondan oluşur?

    • A)Glomerül endotel hücreleri; filtrasyon bariyeri oluşumu
    • B)Doku makrofajları ve monositler; immün gözetim işlevi
    • C)JG hücreleri, makula densa, Lacis hücreleri; renin salınımı
    • D)Tübül epiteli ve bazal membran; su geri emilimi işlevi
    • E)Podosit ve mezangial hücreler; filtrat üretimi işlevi
    Cevabı ve açıklamayı göster

    Doğru cevap: C) JG hücreleri, makula densa, Lacis hücreleri; renin salınımı

    JGA — afferent arteriol + makula densa (distal tübül başlangıcı) + ekstraglomerüler mezangial hücreler (Lacis hücreleri). 3 ANA HÜCRE: (1) JG hücreleri — afferent arteriol media katı, modifiye düz kas; RENİN granülleri içerir; düşük perfüzyon basıncı (baroreceptor) + sempatik β1 + makula densa düşük NaCl ile uyarılır → renin salgılar; (2) MAKULA DENSA — distal tübülün afferent arteriol ile temas eden bölge; özelleşmiş uzun dar epitel hücreleri; tübüler NaCl konsantrasyonunu algılar (yüksek NaCl → adenosin/ATP salgılar → afferent arteriol vazokonstrüksyon → GFR ↓ — TUBULOGLOMERÜLER FEEDBACK negatif); düşük NaCl → renin salınımı uyar; (3) EKSTRAGLOMERÜLER MEZANGIAL HÜCRELER (Lacis) — JG ile makula densa arası; bağlantı + sinyal transmisyon. RENİN-ANJİOTENSİN-ALDOSTERON SİSTEMİ (RAAS): renin (JG) → anjiotensinojen (KC) → AT-I → AKCIĞER ACE → AT-II (potent vazokonstrüktör + aldosteron salınım + susuzluk + ADH + sempatik aktivasyon). AT-II AT1 reseptör — efferent arteriol selektif vazokonstrüksyon → GFR korur düşük perfüzyonda. ACE inh (lisinopril) — bradikinin yıkım inh → öksürük + angio-ödem + hiperkalemi + AKI bilateral RAS'ta + 1. trim teratojen. ARB (losartan) — AT1 reseptör blok; öksürük yok. SPİRONOLAKTON/EPLERENON — aldosteron antagonist; KKY mortalite + Conn + asit. RENAL ARTER STENOZ — sekonder HT; refrakter HT + tek taraflı küçük böbrek + üfürüm + düşük K + ACE/ARB sonrası AKI; renal Doppler + MR/CT angio.

  14. Soru 14Zor

    Endokrin fizyolojide kalsiyum dengesi incelenmektedir. Plazma kalsiyumunun paratiroid hormonu (PTH), kalsitriol ve kalsitoninle düzenlenmesi ile ilgili aşağıdakilerden hangisi DOĞRUDUR?

    • A)PTH plazma kalsiyumu yükseldiğinde salınır; kemikten kalsiyum salınımını azaltarak zaten yüksek olan plazma kalsiyumunu daha da düşürür
    • B)Plazma Ca++ düşünce salınan PTH kemikten Ca++ salınımını, böbrekten geri emilimini ve kalsitriol yapımını artırarak kalsiyumu yükseltir
    • C)Kalsitriol bağırsaktan kalsiyum emilimini azaltır ve idrarla atılımı artırarak plazma kalsiyumunu düşüren başlıca hormon olarak görev yapar
    • D)PTH böbrek proksimal tübülünde fosfatın geri emilimini artırır; idrarla fosfat atılımı azaldığı için plazmada hiperfosfatemi gelişir
    • E)Kalsitonin plazma kalsiyumu düştüğünde tiroid C hücrelerinden salınır ve osteoklastları uyararak kemikten kalsiyum salınımını artırır
    Cevabı ve açıklamayı göster

    Doğru cevap: B) Plazma Ca++ düşünce salınan PTH kemikten Ca++ salınımını, böbrekten geri emilimini ve kalsitriol yapımını artırarak kalsiyumu yükseltir

    PLAZMA KALSİYUM DENGESİ — Ca++ kas kasılması, sinir iletimi, pıhtılaşma ve enzimler için dar bir aralıkta tutulmalıdır; üç hormon ve üç organ (kemik, böbrek, bağırsak) düzenler. PARATİROİD HORMONU (PTH) — plazma Ca++ DÜŞÜNCE paratiroid bezlerinden salınır; Ca++'yi YÜKSELTEN ana hormondur. Etkileri: 1) KEMİKTE osteoklast aktivitesini (dolaylı) artırıp Ca++ ve fosfatı kana salar (rezorpsiyon). 2) BÖBREKTE distal tübülde Ca++ geri emilimini artırır, fosfatı ise atar (fosfatüri). 3) Böbrekte 1-alfa-hidroksilaz enzimini uyararak D vitamininin aktif formu KALSİTRİOL yapımını artırır. KALSİTRİOL (1,25-dihidroksivitamin D) — esas olarak BAĞIRSAKTAN Ca++ (ve fosfat) emilimini artırır; PTH etkisini kemikte destekler. Sonuçta PTH + kalsitriol plazma Ca++'yi yükseltir. KALSİTONİN — tiroid parafoliküler (C) hücrelerinden, plazma Ca++ YÜKSELİNCE salınır; osteoklastı baskılayıp Ca++'yi DÜŞÜRÜR (insanda etkisi göreceli zayıf). KLİNİK: 1) PRİMER HİPERPARATİROİDİ — yüksek PTH, hiperkalsemi, hipofosfatemi, kemik kaybı, taş. 2) HİPOPARATİROİDİ (ör. tiroidektomi sonrası) — hipokalsemi, tetani, Chvostek/Trousseau. 3) D VİTAMİNİ EKSİKLİĞİ — düşük Ca/fosfat emilimi; çocukta rikets, erişkinde osteomalazi. 4) KRONİK BÖBREK HASTALIĞI — kalsitriol azalır, fosfat birikir, sekonder hiperparatiroidi. (Guyton Paratiroid-Kalsiyum, Ganong).

  15. Soru 15Zor

    Tiroid hormonu (T3) periferik dokuda hücre içine girip etki gösterirken aşağıdakilerden hangisi DOĞRU bir mekanizmadır?

    • A)T3 hücre membranında G-protein bağlı reseptöre bağlanır, cAMP üretir ve dakikalar içinde etki gösterir
    • B)T3 spesifik taşıyıcılarla (MCT8 vb) hücreye girer, ÇEKİRDEK İÇİ NÜKLEER RESEPTÖRE (TR-α/TR-β) bağlanır, TRE bölgesinde gen transkripsiyonunu düzenler; etkisi saat-gün ölçeğindedir (genomik etki)
    • C)T4 doğrudan biyolojik aktif formdur; T3 ise inaktif metabolittir
    • D)T3 plazmada serbest dolaşır, %99'u serbesttir; bağlanma proteinlerinin önemi yoktur
    • E)T3 etki için sürekli plazma membranda kalır ve hücre içine girmez
    Cevabı ve açıklamayı göster

    Doğru cevap: B) T3 spesifik taşıyıcılarla (MCT8 vb) hücreye girer, ÇEKİRDEK İÇİ NÜKLEER RESEPTÖRE (TR-α/TR-β) bağlanır, TRE bölgesinde gen transkripsiyonunu düzenler; etkisi saat-gün ölçeğindedir (genomik etki)

    TİROİD HORMON FİZYOLOJİSİ — TİROİD BEZİ (foliküler hücre+kolloid) T4 (tiroksin, %93) ve T3 (triiyodotironin, %7) üretir. SENTEZ ADIMLARI: 1) İYODÜR ALIMI — folikül bazolateral membranda Na/I SYMPORTER (NIS) — sekonder aktif (Na gradyenti kullanır); perklorat ve tiyosiyanat bu basamağı bloke eder (yarışmalı). 2) İYOT APİKAL MEMBRANDAN PENDRİN (Cl-/I- antiporter; PENDRED SENDROMU — pendrin mut: sağırlık+guatr+ötiroid/hipotiroidi) ile kolloide geçer. 3) İYODÜR OKSİDASYONU — TİROİD PEROKSİDAZ (TPO, H2O2 ile) → I0 (aktif iyot). 4) ORGANİFİKASYON — tiroglobulin tirozin kalıntılarına I bağlanır → MIT (monoiyodotirozin), DIT (diiyodotirozin). 5) BİRLEŞTİRME — TPO ile DIT+DIT → T4 (%93), MIT+DIT → T3 (%7). 6) DEPOLAMA — tiroglobulin kolloidde depolanır (haftalar/aylar yeterli). 7) SALINIM — TSH ile foliküler hücre tiroglobulini pinositozla içeri alır → lizozomal proteoliz → T4/T3 → kana. KONTROL: hipotalamus TRH → ön hipofiz TSH → tiroid T4/T3; T4/T3 NEGATİF feedback (hipofize daha güçlü, hipotalamusa daha az). T4 ana salınan hormon ama T3 BİYOLOJİK OLARAK AKTİF (T3 reseptöre 10x affinite). DEİYOTİNAZLAR (selenoenzim — selenyum eksikliği etkiler): 1) D1 (KC, böbrek, tiroid) — T4'ten T3 oluşturur; PTU+propranolol+kortikosteroid+amiodaron blokerler. 2) D2 (beyin, hipofiz, kahverengi yağ, kas) — lokal T3 üretir, feedback için kritik. 3) D3 — T3/T4'ü inaktif rT3'e çevirir (öncül koruma — kritik hastalık 'sick euthyroid'). HEDEF HÜCREYE TAŞIMA: %99 plazmada bağlı (TBG, TBPA/transtiretin, albumin); SERBEST T4 ve T3 aktif. Hücreye TAŞIYICI proteinler — MCT8 (monokarboksilat taşıyıcı 8, beyne kritik — Allan-Herndon-Dudley sendromu: mut → psikomotor gerilik), MCT10, OATP. HÜCRE İÇİ MEKANİZMA: T3 ÇEKİRDEK İÇİ NÜKLEER RESEPTÖRE (TR — α ve β izoformları) bağlanır; TR önceden kromatinde TRE (thyroid response element) bölgesine bağlıdır; T3 yokken TR korepresör (NCoR/SMRT) ile gen ekspresyonu BASKILANIR; T3 bağlanınca koaktivatör (SRC-1, p160 ailesi) çağrılır → gen TRANSKRİPSİYONU artar/azalır → mRNA → protein sentezi. ETKİ SAAT-GÜN düzeyinde gecikme (steroid hormonları gibi). ETKİLERİ: 1) BAZAL METABOLİK HIZ↑ (ATP harcayan yolaklar↑ — ısı üretimi, Na/K ATPaz, mitokondri biyogenezi). 2) Kardiyak: kalp atım hızı↑, kontraktilite↑, β1 reseptör sayısı↑ (sempatomimetik etki), CO↑. 3) GIS: motilite↑ (hipertiroide ishal, hipotiroide kabızlık). 4) SSS: refleks↑, uyanıklık↑. 5) Çocukta NÖROGELİŞİM (myelinizasyon, sinaps, kortikal) + BÜYÜME (GH+IGF-1 ile sinerji); konjenital hipotiroidi tedavi edilmezse KRETİNİZM (mental retardasyon, kısa boy, sağırlık, dilin dışarı sarkması). Yenidoğan tarama TSH ile (TURKİYE'de zorunlu — Guthrie kart). 6) Termojenez: kahverengi yağda UCP-1 (mitokondri uncoupling). 7) Lipid: kolesterol↓ (LDL reseptör↑), trigliserid kullanım. KLİNİK: 1) HİPERTİROİDİ — GRAVES (en sık, otoimmün — TSI antikoru TSH reseptörünü stimüle eder, oftalmopati+pretibial miksödem), TOKSİK MULTİNODÜLER GUATR (Plummer), TOKSİK ADENOM, SUBAKUT TİROİDİT (de Quervain — viral, ağrılı), POSTPARTUM TİROİDİT, AMİODARON (jod ile), HCG (mol hidatiform, koryokarsinoma). Bulgu: kilo kaybı, ısı intoleransı, terleme, çarpıntı/AF, tremor, anksiyete, ishal, oligomenore, ekzoftalmi, lid lag. Lab: TSH↓, T4/T3↑. TX: metimazol, PTU (gebelik 1. trimester+tiroid fırtınası), β-bloker (propranolol+T4→T3 blok), radyoaktif iyot (I-131), tiroidektomi. TİROİD FIRTINASI — ateş, taşikardi, deliryum; mortalite yüksek; agresif tedavi (PTU→sonra iyot→propranolol→glukokortikoid→soğutma). 2) HİPOTİROİDİ — HASHIMOTO (en sık, otoimmün — anti-TPO+anti-Tg), iyot eksikliği (gelişmekte olan ülkelerde), iyatrojenik (RAI, cerrahi, ilaç — lityum, amiodaron, interferon-α), konjenital, postpartum, sekonder (hipofiz, TSH↓), tersiyer (hipotalamus). Bulgu: yorgunluk, kilo artışı, soğuk intoleransı, kabızlık, miksödem, bradikardi, bradilali, depresyon, menoraji, kuru cilt, kaba ses, geç refleks. Lab: TSH↑, T4↓ (primer); subklinik: TSH↑, T4 normal. TX: LEVOTİROKSİN (T4) günde tek doz, sabah aç. MİKSÖDEM KOMASI — ileri, hipotermi+hiponatremi+hiperkapni+koma; mortalite yüksek; IV levotiroksin+hidrokortizon (eşlik eden adrenal yetmezlik için). 3) İLAÇ İNTERAKSİYON: amiodaron (yüksek iyot içeriği — hem hipo hem hipertiroidi yapabilir; ayrıca D1 blok), lityum (sentez+salınım blok → hipotiroidi+guatr), interferon, amiodaron+kontrast iyot yüklemesi (Jod-Basedow). (Williams Endo, Harrison Endo).

Tüm Fizyoloji sorularını çöz

779 soru, anında puanlama ve detaylı açıklamalarla. Üye olmadan başlayabilirsin.

Branşlara göre TUS soruları

Her branşın sayfasında TUS'ta sık sorulan konuları ve açıklamalı örnek soruları bulabilirsin. Sorular ÖSYM formatında, 5 şıklı ve detaylı çözümlüdür.

Temel Tıp Bilimleri (TTBT)

Klinik Tıp Bilimleri (KTBT)